13 Eylül 2011 Salı

Sayın Adnan Oktar Hz. Mehdi (a.s.)'ın Yüksek Sanat Gücüyle Dünyayı Güzelleştireceğini Anlatıyor


Son Yıllarda Müslüman Ülkelerde Artarak Yaşanan Toplumsal Olaylar Hz. Mehdi (a.s.)'ın Çıkış Alametlerindendir

Peygamberimiz (s.a.v.)’in ahir zaman ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkış alametleri ile ilgili verdiği detaylı bilgiler tek tek zuhur etmektedir. Hadislerde belirtilen alametler arasında Müslüman ülkelerde yaşanacak toplumsal olaylardan da bahsedilmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.)’den aktarılan rivayetlerden, Müslüman ülkelerin topraklarında yaşanan bu karışıklıkların, fitnelerin ve büyük olayların, Hz. Mehdi (a.s.) çıkıncaya kadar devam edeceği anlaşılmaktadır (Doğrusunu Allah bilir).
• Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen ve her biri tek tek gerçekleşen bu alametler nelerdir?
• Sayın Adnan Oktar bu olayların Müslüman ülkelerde yaşanmasını nasıl açıklamaktadır?
Günümüzde Müslüman ülkelerde savaş ve çatışmalar, terör, şiddet, anarşi, kargaşa, katliamlar, işkenceler ve ahlaki dejenerasyon giderek artmıştır. Bu ülkelerde yaşanan gelişmeler, hadislerdeki anlatımlarla çok büyük bir paralellik göstermektedir.

Kambriyen devri, evrim teorisini yıkmak için yeterlidir

Canlılar alemi, biyologlar tarafından bitkiler, hayvanlar, mantarlar gibi temel "alemlere" ayrılır. Bunlar da kendi içlerinde ilk olarak farklı "filum"lara bölünürler. Bu filumlar belirlenirken, her birinin tamamen farklı vücut planlarına sahip oldukları göz önünde bulundurulmuştur. Örneğin artropodlar (eklem bacaklılar) kendilerine has bir filumdur ve filuma dahil edilen tüm canlılar temelde benzer bir vücut planına sahiptir. Chordata olarak adlandırılan filum ise, merkezi bir sinir ağına sahip olan canlıları barındırır. Bizim için tanıdık olan balıklar, kuşlar, sürüngenler, memeliler gibi hayvanların tümü, Chordata'nın bir alt sınıfı olan omurgalılar kategorisine dahildir.
Peki bu farklı canlılar nasıl ortaya çıkmıştır?
Önce evrim teorisinin bu konudaki varsayımını ele alalım. Bilindiği gibi teori, canlılığın tek bir ortak atadan geldiğini ve küçük değişimlerle farklılaştığını öne sürmektedir. Bu durumda, canlılığın, ilk başta birbirine çok benzer ve basit formlarda ortaya çıkmış olması, sonra zamanla gelişip çeşitlenmesi gerekir.

10 Eylül 2011 Cumartesi

Darwinistlerin Yeni Taktiği: Ceza Alan Darwinist Öğretmen, Özür Dileyen Darwinist İmam ve Sözde ''Mağdur Darwinizm''

Darwinistler bilimden korktukları için propaganda taktikleriyle hareket ederler. Propaganda taktiklerini bir büyü metodu olarak kullanırlar. İnsanların düşünmelerine, gerçek bilimsel delilleri incelemelerine fırsat vermeden onları hipnoz ederler. Nitekim dünyada milyonlarca insanın yıllardır evrim sahtekarlığının peşinden gitmesinin nedeni, Darwinistlerin bu büyüsüne bilerek veya bilmeyerek kapılmış olmalarıdır.

Darwinistlerin bu sahte büyüyü devam ettirebilmek için son taktikleri kendilerine “mağdur” görünümü vermek oldu. Önce bir ilkokul 5. sınıf öğretmeninin sınıfta evrim anlattığı için ceza aldığı haberi Darwinist kaynaklar tarafından gündem yapıldı. Ardından Guardian gazetesinin internet sitesinde yayınlanan bir yazısında evrimi savunan Darwinist bir imamın “aldığı sözde tepkilerden” dolayı özür dilemesini ve sözlerini geri aldığını manşetlere taşıdılar. Bu haber dünyanın en tanınmış Amerikan ve Avrupa gazete ve haber sitelerinde en ön sıralarda yerini aldı.

9 Ağustos 2011 Salı

Bahreyn, Yemen ve diğer İslam ülkelerinde yaşanan gelişmeler mezhepler arası bir çatışmaya dönüşmemelidir

olaylar, tüm Müslümanların üzerinde önemle düşünmesi gereken olağanüstü gelişmelerdir. Anti demokratik yönetimlerin baskısı altında ezilen, gelir dağılımındaki eşitsizlik nedeniyle fakirlik ve yokluk içinde yaşayan, dinlerini özgürce yaşaması engellenen Müslümanlar, onlarca yıldır süregelen baskılara karşı tepkilerini ortaya koymuş, Tunus ve Mısır'da yönetim değişikliğine vesile olmuşlardır. Müslümanların üzerindeki baskıların kalkması ve demokratikleşme yolunda gelişmeler olması elbette sevindiricidir. Ancak bunlar ümit edilen huzurun, güvenin ve refahın gelmesi için yeterli değildir. Pek çok İslam ülkesinde onlarca yıldır devam eden zulmün yerini gerçek özgürlüğe, barışa ve güvene bırakabilmesi için mutlaka Allah'ın Kuran'da bildirdiği ve Peygamberimiz (sav)'in gösterdiği yolun izlenmesi şarttır.
Peygamberimiz (sav) birbirini takip eden olaylar yaşanacağını haber vermiştir
Peygamberimiz (sav), ahir zamanda yaşanacak olayları kapsamlı şekilde anlatarak, ümmetini bu önemli döneme karşı uyarmış ve hazırlamıştır. Bu dönemde yaşanacak olayların hepsini bir bir haber veren Resulullah (sav), bu olaylarla karşılaştıklarında neler yapmaları gerektiğini de Müslümanlara bildirmiştir.

Cübbeli Ahmet'in Arifan Dergisindeki Hz. Mehdi (a.s.) gelmedi iddiasına cevap PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN AHİR ZAMANLA İLGİLİ HABER VERDİĞİ OLAYLARIN HEPSİ GERÇEKLEŞMİŞTİR

Allah Peygamberimiz (sav)'e çok sayıda mucize lütfetmiş, bu mucizeleri bir çok insanın imanının güçlenmesine vesile kılmıştır. Tüm Müslümanlar için bu mucizeler, şevkle ve coşkuyla anlatılması gereken birer güzellik ve nimettir.
Peygamberimiz (sav)'in yaşadığı süre içinde Allah'ın lütfuyla gösterdiği mucizelerin yanı sıra, vefatının ardından da gerçekleşen mucizeleri  vardır. Bunlar Allah'ın Peygamberimiz (sav)'e vahiyle bildirdiği gayb haberleridir ve bunların büyük bir kısmı ahir zamana dair haberlerdir. Allah, Peygamberimiz (sav)'e adeta bir tablo gibi ahir zamanda olacak olayları teker teker göstermiş, hangi olayın ardından nasıl gelişmeler olacağını bildirmiştir. Peygamberimiz (sav) de Müslümanların ahir zamanda olduklarını anlayıp bilmeleri için hayret uyandıracak şekilde detaylı olarak tüm olayları sahabeye anlatmıştır.Bu alametlerin gerçekleştiğini gördüğümüzde, Hz. Mehdi (as)'ın zuhur ettiğini anlamamızı istemiştir. 1400 yıldır tüm İslam alemi Peygamberimiz (sav)'in haber verdiği bu alametlerin gerçekleşmesini heyecanla gözlemiş, her devirde Hz. Mehdi (as)'ı şevkle beklemiştir.
İslam aleminin 1400 yıldır beklediği bu alametler Hicri 1400'e girilmesiyle birlikte, adeta bir tespihte dizili tanelerin ardı ardına gelmesi gibi, tam Resulullah (sav)'in tarif ettiği şekilde birbirini takiben gerçekleşmeye başlamıştır. Şüphesiz bu çok heyecan verici, hayranlık uyandırıcı güzel bir gelişmedir. Peygamberimiz (sav)'in mucizelerin gerçekleştiğini görmek, Allah'ın tüm peygamberlerin suhuflarında bildirdiği mübarek bir kul olan Hz. Mehdi (as) döneminde olmak, Allah'ın izniyle Hz. İsa (as)'ın inişine ve İslam ahlakının tüm dünyaya hakim oluşuna şahitlik edecek olmak Allah'ın bu devrin Müslümanlarına lütfettiği çok büyük, çok değerli, çok kıymetli bir nimettir.

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Cübbeli Ahmet'in Arifan Dergisindeki yanılgısına cevap 2 PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN HZ. MEHDİ (AS) İLE İLGİLİ HABER VERDİĞİ BAZI OLAYLAR, HZ. MEHDİ (AS)'IN HURUCU SIRASINDA VE SONRASINDA GERÇEKLEŞECEKTİR

Tüm sahih hadis kitaplarında ve Ehli Sünnet kaynaklarında anlatıldığı, bütün İslam alimlerinin bildiği, konuyla ilgili hadisleri okuyan herkesin kolaylıkla anlayabileceği üzere, ahir zamanla ilgili hadisler sadece bir dönemi anlatmaz. Hadislerde Hz. Mehdi (as)'ın çıkışı öncesinde gelişecek olaylardan başlamak üzere, Hz. Mehdi (as)'ın hayatı, cemaati, cemaatinden çıkacak münafıklar, bu münafıkların saldırıları, Hz. Mehdi (as)'a karşı mücadele edecek İstanbul'dan çıkan bir yobaz, bu yobazın özellikleri, deccaliyet, süfyaniyet, Hz. Mehdi (as)'ın karşılaşacağı zorluklar, ilmi mücadelesi, bu mücadelesi sonrasında İslam ahlakının dünyaya hakimiyeti, İslam ahlakının hakimiyeti döneminde yaşanacak asrı saadet benzeri muhteşem dönem gibi uzun bir süreç kapsamlı olarak anlatılır. Bu süreç Hicri 1400 itibariyle başlamıştır, bugüne kadar Peygamberimiz (sav)'in anlattığı yüzlerce olay gerçekleşmiştir, bundan sonra da inşaAllah diğer tüm anlattıkları birer birer gerçekleşecektir.
Dolayısıyla Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (as)'ın hurucu öncesi gelişmeleri anlattığı gibi hurucu sırasında ve sonrasında yaşanacak olayları da anlatmıştır. Buna göre, Hz. Mehdi (as) asla Mehdilik iddiasında olmayacak ancak insanların ısrarları ve zorlamalarıyla, Müslümanların içinde bulundukları durumdan kurtulmaları için, onların manevi liderliğini üstlenecektir.